14 Ağustos 2015 Cuma

Kewell From Galatasaray

Tribün Dergi'den...

Harry Kewell Galatasaray dönemiyle ilgili de önemli bir itirafta bulundu. Leeds Unitedlı iki taraftarın 2000'de İstanbul'da bıçaklanmalarını hatırlatan Kewell, kendisinin de eski bir Leedsli olması ve sonrasında sarı-kırmızılıların formasını giymesinin, başını çok ağrıttığını ifade etti:
 
"Leeds United taraftarlarından hala bugün bile bu konuda azar işitiyorum. Bu çok üzücü çünkü Leeds bana çok yakın bir kulüptür. Formasını giydiğim en iyi kulüplerden bir tanesidir. Kariyerime başladığım kulüptür. Herşey insanın kafasında ne olduğuna göre değişir. Benim düşüncem kulüpleri bir araya getirmekti. Liverpool kariyerimden sonra futbol oynamaya devam etmek istiyordum ve benimle ilgilenen tek ekip Galatasaray'dı. Bu durumun onları yaralamasından dolayı üzgünüm. Umarım bir gün affederler. Ama muhtemelen hiç affetmeyecekler. Bu futbol... Leeds'i sevdim ama ayrıca Galatasaray'ı da sevdim"

13 Ağustos 2015 Perşembe

Ne Olduğuna Karar Veremeyen Adam


Türkiye'nin gündemi her konuda o kadar hızlı değişiyor ki anlamak imkansız...Cüneyt Tanman...Efsane kaptan , efendi eski futbolcu olarak bilirdik kendisini.Galatasaray'ın son seçiminde yönetim kurulu üyesi oldu.Futboldan sorumlu yönetici olarak,transferlerde etkin rol oynarken bazı nedenler ile futbol sorumluluğunu bıraktı ama yöneticiliğe devam ediyor.Buraya kadar normal diyebiliriz ancak anormal olan yöneticiliğe aktif devam ederken gazete köşesinde yazı yazması ve yorumculuk yapması olacak şey değil.
Transfer ettiğin ya da edemediğin, takımda kalmasına ve alacağı ücrete müdahil olduğun futbolcuları üç gün sonra gazete köşesinden eleştirirsen gülerler adama...Hem de ağızları ile gülmezler.
Ya yöneticilik yap ya da istifa et yorumculuk yap...Her ikisi bir arada olmaz,ayıp denen bir şey var.
Efendi biri olması dışında bir özelliği olmadığını bu kadar net taraftarın gözüne sokan çok az eski futbolcu olmuştu.

Varsa Kupanız Biz Alırız



Türkiye'de alınabilecek 3 kupa vardı o yüzden 3 tane alabildik...Yetmez ama evet !


Yeni Sezon Forma Kombinasyonları


11 Ağustos 2015 Salı

TV'de Futbol


11 Ağustos 2015, Salı
21:45 Barcelona - Sevilla (TRT 1)

14 Ağustos 2015, Cuma
22:00 Fenerbahçe - Eskişehirspor (LigTV)

15 Ağustos 2015, Cumartesi
19:00 Trabzonspor - Bursaspor (LigTV)

EPL Teknik Adamların Galibiyet Yüzdesi.


Special One , Mourinho Reis galibiyet yüzdesi açısından ilk sırada yer alıyor, yakışır.

ABD Futbol Liginde En Çok Kazanan Futbolcular

Giovani Dos Santos henüz 26 yaşında La Liga'dan ABD yolunu tuttu ama 7 Milyon Dolar sağlam para...Niye gitti denemez..La Liga'da tekrar Barcelona-Real Madrid seviyesine çıkma şansı yoktu bu saatten sonra.
En çok kazanan Başbakan Pirlo tabii ki.Listede Avrupa'nın yaşlanan yıldızları var ayrıca.

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Süper Kupa Galatasaray'ın


Sezona kupa ile başlamak moral olur takıma...Sneijder-Podolski-Muslera-Selçuk winner karakterler.

Hakkını Vermek Gerek


Hamza Hamzaoğlu iyi bir galibiyet yüzdesi yakaladı.

Messi - Maradona Karşılaştırma

İlginç grafik...

Kupa Beyi Galatasaray

Maç sonu Twitter da yazdıklarım...

Yine kupa aldık,en önemlisi o...Takımı genel anlamda değil ama bazı bireysel performanslar anlamında beğendim.
Muslera söylenecek söz bırakmadı,ne yorum yapsak az kalır.Galatasaray tarihinin en iyisi olma yolunda ilerliyor.
Bu gözler Simovic-Taffarel-Mondragon gibi süper kaleciler gördü ama Muslera başka bir seviyeye çıkmaya başladı
Rıdvan Dilmen bir konuda haklı.Rakip futbolcular Muslera nasıl olsa bunu çıkarır deyip iyi vuruş yapamaz hale geldi.
Alex telles çok güçlenmiş.Hem fitness çalıştı hem de iyi kamp dönemi geçirdi belli. Yere çok sağlam basar olmuş.
Bilal düşük profil çiziyor ama özellikle ligde çok çok faydalı olur. Hücum bölgesine nokta paslar atıyor.
Melo ne zaman gidecek yerine kim gelecek karar verilmeli çok geç kaldık.Melo olmayınca orta saha kağıt helva gibi yumuşuyor.

7 Ağustos 2015 Cuma

CL Eşleşmeler...


Öncelikle TV yorumcusu geçinen cahillere bilgi verelim.''Fenerbahçe S.Donetsk'i elese Rapid Wien ile eşleşecekti,yazık oldu'' diyenler gitsin çay demlesin.
Fenerbahçe seri başı olmadığı için yine güçlü bir takımla ( M.United-Valencia-Leverkusen vb.) eşleşecekti.
Geleneksel tur tahminlerim; Apoel-D.Zagreb-Celtic-Basel-Partizan-Leverkusen-M.United-Sporting-S.Donetsk-Valencia...

Cantona Style


Hatırlamayan liselidir.

CR 7 'nin Sıradışı Gelişimi


Adam gol sayısını 2,5 kat arttırmış. Saygı duymak gerek.

6 Ağustos 2015 Perşembe

4 Yıldız Mancini

 İstanbul seyahati nedeni ile bunu yazma fırsatım olmamıştı.Güzel bir an oldu İnter maçı öncesi yaşananlar.Belli ki futbolculardan çıkmış fikir ve Mancini'de oyuna ortak oldu. Böyle atışmalar güzel...Hep söylüyorum,küfür hakaret olmadığı sürece her türlü mizaha varım ben.


Bonkör Dede Lucescu


M.Lucescu'nun Galatasaray'a yararı inanın Cüneyt Tanman'dan daha fazla...Galatasaray'a dolaylı yoldan 6 milyon Euro katkı sağlamış oldu.

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Transfer # JR


Transfer Analizi | Jose Rodriguez Martinez

Profil

İspanyol pasaportuna sahip Jose Rodriguez, ülkenin doğu kıyılarındaki Villajoyosa’da, 16 Aralık 1994’te dünyaya geldi. Jose henüz sekiz yaşındayken futbol yaşantısına başladı. Villajoyosa’da geçen beş yılın ardından Hercules, Valensiya özerk bölgesinin kulübünde geçen iki yılın ardından ise Real Madrid alt yapısına transfer olarak La Fabrica’nın bir temsilcisi haline geldi. Üç yıl boyunca gördüğü eğitimden sonra, Jose Mourinho tarafından 18. yaş gününe 16 gün kala Kral Kupası karşılaşmasında Alcoyano’ya karşı ilk kez Real Madrid formasını giydi. Bu maçta attığı golle de Real Madrid adına ilk golünü atmış oldu. İlk lig karılaşmasını Atletico Madrid’e karşı bir Madrid derbisinde oynadı. Bu maçtan üç gün sonra Ajax’a karşı çıkılan Şampiyonlar Ligi karşılaşmasında sonradan oyuna girerek 17 yaş 354 gün ile Real Madrid tarihinin Şampiyonlar Ligi’nde forma giymiş en genç oyuncusu olma onurunu yaşadı. Mourinho döneminin ardından forma şansı bulamayan Jose, Carlo Ancelotti döneminde Deportivo La Coruna’ya kiralandı. Geçtiğimiz sezonu burada geçiren Jose kulüp kariyerinde toplam 92 karşılaşmada forma giyerek yedi gol altı asistlik performans gösterdi. İspanyol milli takımı alt yaş kategorilerinde de boy gösteren Jose’nin 2013 U19 Avrupa Şampiyonasında da turnuvanın takımına seçilmişti.

Güçlü Yönleri

İlk etapta söylenebilecek en net şey, İspanyol alt yapı mahsullerinin tümünde olan oyun karakterine haiz olduğu. Bu ekolden yetişen oyuncuların tümünde olduğu gibi bilekleri kadife diye tabir edilen oyuncu grubuna dahil. Pas konusunda son derece gelişmiş bir pratiği var. Pasör olarak nitelenebilecek bir oyuncu. Oyun görüşü son derece iyi. Pozisyonları iyi süzüyor. Alana hakimiyeti sayesinde özellikle maç içinde oyunu açma niteliği taşıyan uzun toplar ile endirekt etkiyle hücum zenginliği katıyor. Oyun pratiği akranlarına göre yüksek olduğundan ötürü topu ayağına aldığında çevresine güven veren, garanti topları seven, soğukkanlı bir oyuncu izlenimi yaratıyor ki bu izlenimin yanlış olduğunu iddia etmek güç. Bunlara ek olarak savunma özelliklerinden olan top kapma konusunda iyi olduğunu söyleyebiliriz. Pozisyon bilgisinin iyi oluşuna paralel olarak saha içinde tutacağı yeri biliyor. Bu, doğru zamanda doğru yerde olmasını sağlıyor. Gösterişsiz biçimde yapması mühim olan.
jose-rodriguez

Zayıf Yönleri

Fiziğinin olumsuz tarafı ise kısa sayılamayacak 1.80’lik boyuna rağmen yüksek toplarda yaşadığı sıkıntı. İkili yüksek top mücadelelerinde genelde mağlup olan tarafta. Geçiş oyunlarında sıkıntı yaşıyor. Bu sıkıntı hücum geçişlerinde yaşanmamakta. Buna karşın savunma geçişlerinde kimi zaman şuursuzca yer alıyor. Bu özelliğini gelişebilir konumda olduğunu düşünmekle beraber üst seviyede halihazırdaki konumu ile sıkıntılar yaşayabileceğini belirtmeliyim. Top sürme konusunda eksikliği de göze çarpan bir diğer eksikliği. Bunun sebebi de esasen mobil bir oyuncu olmayışında kaynaklanıyor. Üst seviyelerde yer alan kalıcı bir oyuncu olması için bu eksikliğini de gidermek zorunda. Savunma özelliklerinden top kapma hariç blokaj, araya girme vb tüm özellikleri vasat. Bu sebepten onu iyi bir savunmacı olarak aksettirmek çok zor. Deportivo’da sağ kanat ve sağ forvette oynarken yaşadığı en büyük sıkıntı ise skor katkısıydı. Bu katkının düşük olma sebepleri az önce belirttiğim mobil olmaması ve bitiricilik konusunda eksik oluşu. Bu noktada da ürkeklik göstererek denemekten çekindiğini de belirtelim.

Galatasaray’da Nasıl Kullanılabilir?

Hamza Hamzaoğlu’nun Wesley Sneijder’den en yüksek verimi almayı sağlayan 4-2-3-1 diziliminden vazgeçmeyeceği aşikar. Bu noktada eksiklikler ve Jose’nin oynamış olduğu bölgeleri de düşünecek olursak seçenek azalıyor. Jose futbola merkez oyuncusu olarak başlasa da forvet arkasında ve sağ açık/forvet olarak devam etmiş bir oyuncu. Saha içi özelliklerini düşünecek olursak Jose’nin 4-2-3-1 dizilişinin sağında kullanımı ideal olacaktır. Eğer ona bir mevkii biçmek için zorlama yapacaksanız ona sekiz numara diyebilirsiniz. Galatasaray’ın süregelen kadro hiyerarşisinde Selçuk’tan formayı almanın imkansız olduğunu söylemek zor olmayacaktır. Bununla beraber kendisini altı numaraya kaydırmak isterseniz, Melo’nun transfer edildiği günden itibaren alıştırdığı baskın performansı vermesinin savunma özelliklerinin genel itibari ile vasat oluşundan ötürü imkansız olacağını belirtmeliyim. Tüm bunların toplayınca sağ kenarda kullanımı ideal olacaktır. Geçtiğimiz sezon kenarlardan skor katkısı alamayan Galatasaray’ın bu sorunu Podolski ile çözeceğini düşünecek olursak, takım savunmasına merkeze yapacağı eklemlenme ile katkı verebileceğini ve bununla birlikte pas organizasyonu ile rakibe oyunu dikte ettirmeye çalışan Sarı – Kırmızılılara katkı sağlayabileceğini düşünmekteyim. Pas temposunu arttırmakta zorlanan mevcut kadroya oyun aklı ile katkıda bulunabilir. Tüm bunlara ek olarak yaşlanan Galatasaray kadrosuna mevkiisiz diye addedilebilecek yetenekli bir cevherin eklenmesi kadro geçişi açısından ideal olabilir.

Sonuç

Tüm bu teorilerin saha içinde nasıl bir karşılık bulacağını Hamza Hamzaoğlu’nun tercihleri belirleyecek. Jose’nin neredeyse maliyetsiz bir şekilde takıma katılacak olması, önemli bir alt yapının ürünü olması ve joker oyuncu olarak da kullanılabilmesi önemli şeyler. Kadroya pozisyon bazında derinlik katacak bu hamle, yaz transfer sezonunun sonunda oluşacak yapbozun neresine konacağını kestirmek güç. Türkiye’deki futbol düzeninde geleceğe dönük her konuşmanın biraz da suya yazı yazmak olduğunun altını çizmeliyiz.



Roberto Carlos'tan İtiraf


Hayatımda eşimden daha çok Ronaldo’yla aynı odada uyumuşumdur !”

JR İstatistikler


Jose Rodriguez Galatasaray'da


Galatasaray'ın yeni Transferini Alper Öcal,çok iyi analiz ederek yazmış.Blog arşivinde bulunsun istedim.
İspanyolların tüm uluslararası turnuva başarılarının altında yatan sistemin ana işleyişi böyle. A takımın son 4 büyük turnuvadan 3’ünü kazanması bir yana, İspanya 2002’den beri 14 kez düzenlenen 19 yaş altı Avrupa Şampiyonası turnuvasından 7 kez zaferle ayrıldı. Birer kez de finalist ve yarı finalist oldu. İspanya milli takımındaki başlıca yıldızlar: Juan Mata, Gerard Pique, Cesar Azpilicueta, David de Gea, Jordi Alba, Thiago Alcantara, Koke, Paco Alcacer, Dani Carvajal, Javi Garcia, Javi Martinez vs.. aklınıza hangisi gelirse, neredeyse istisnasız olarak bu sistemin içinden geçiyor. Haliyle İspanya, A milli takım öncesindeki yaş kategorilerindeki millilik toplamı, Avrupa genelinde en fazla olan ülke konumunda.

Kısacası İspanya’nın alt yaş kategorilerinde yetenekli oyuncunun gözden kaçma ihtimali çok düşük ve oraya seçilen futbolcular sıkı ve esnetilmeyen kurallar dahilinde onlarca gözün onayından geçen cevherler.

Galatasaray’ın yeni transferi Jose Rodriguez böyle bir zincirin içinde kendine yer bularak yetişmiş, halihazırda 21 yaş altı İspanya milli takımının 11'inde Denis Suarez ve Oliver Torres ile birlikte oynayan ve Valencia özerk bölgesinin Hercules takımından, 14 yaşında Real Madrid kapısına geçebilmiş bir yetenek. İspanya futbolunun pas merkezli, mobil ve çabuk oynayan karakteri içinde sivrilen orta saha oyuncularının temel tüm özelliklerini bünyesinde barındırıyor. Oyunu iyi okuyan, zeki, topsuz oyundaki hareketliliğiyle arkadaşlarına pas opsiyonu yaratan, topla ilişkisi ve pas becerisi güçlü, risk almaktan çekinmeyen, kısa mesafedeki patlayıcılığı ve esnek bilekleriyle topla kat edebilen ve tek topu da iyi oynayan bir profile sahip.

Arsene Wenger’in, bundan 4 sene önce Jose Rodriguez’i, oyun karakteristiği olarak İspanya ekolüyle fazlasıyla benzer yönü olan Arsenal’e istemesi ve 5 yıllık sözleşme önermesi bu sebeple şaşılacak bir durum değil. Jose Rodriguez’in potansiyelini tescilleyen ise Wenger’in aksine, pastan ziyade daha direkt oynayan, pragmatist, sonuç odaklı ve genellikle gücünü savunmadan alan takımlar yaratan Jose Mourinho tarafından tercih edilmesi.


Mourinho, 2012 Kasım başında Alcoyano ile oynanan Kral Kupası maçında Jose Rodriguez’e ilk kez as takımda forma vermiş ve genç İspanyol ilk maçında ilk golünü atmıştı. İlginç olansa Alcoyano maçından önce Mourinho'nun kulübün altyapı organizasyonunu eleştirdikten sonra Jose Rodriguez’e bu şansı vermesiydi.

“Biz farklı sistemde oynuyoruz, onlar farklı. 9.5 numara mevkii gibi as takımda bulunmayan pozisyonlar var. Üstelik bizim açık oyuncularımız daha hücuma yönelikken Castilla 4-4-2 oynuyor. Oyun tarzı açısından ortak nokta az ve bunun bedelini genç futbolcular ödüyor.” diyen Mourinho’nun kastettiği 9.5 numara, Jose Rodriguez’in transferi ilk kez konuşulmaya başladığında bazı Galatasaray taraftarlarının hatta kimi gazetecilerin de kendisiyle karıştırdığı Jese (Rodriguez) idi.

2012-13 sezonunda Mourinho tutarlı davranıp Jese’ye tek dakika vermezken, Alcoyano maçından 1 ay sonra Atletico Madrid derbisinde Jose Rodriguez son dakikalarda oyuna girerek ilk lig, ardından Ajax karşısında ilk Şampiyonlar Ligi maçına çıkmış ve Real Madrid tarihinin Şampiyonlar Ligi’nde forma giyen en genç ismi olmuştu. O sezon sonunda UEFA 19 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası altın 11’ine de girdi.

Mourinho genç yıldız adayı için maç sonrası “Real Madrid’de gelip geçici değil as takımında oynayacak, kalıcı olacak kapasitesi var. Performasından memnunum, herkes memnun. Önemli olan daha fazla süre alması.” diyerek inancını belirtmişti.

Mourinho’nun genç Jose Rodriguez’e bu denli sahip çıkmasının sebebi, İspanyol oyuncunun çok yönlülüğü ve defansif katkısının yüksek olması. Defansif katkıdan kastedilen bir stoper ya da defansif orta sahada olan hava hakimiyeti, sertliği ve fizik gücüyle ikili mücadeleyle top kapabilmek veya adam markajı gibi futbolcunun savunmacı değerini yükselten direkt defansif beceriler değil (hatta bu açıdan vasatın altında); daha çok yüksek konsantrasyonu ve alan bilgisiyle iyi yer tutup pas arası yaparak top çalabilen ve pres yapmayı seven, rakibini takip eden savunma bilincine, sorumluluğa sahip olması.

Geçen sene Deportivo’ya kiralık gönderildiğinde Victor Fernandez orta sahanın ortasında Bergantinos’un yanında Celso Borges/Medunjanin ikilisinden birini değerlendirirken, Jose Rodriguez’i genelde sağ açıkta ya da istisnai durumlarda 4-1-4-1’in forvet arkasındaki sağ içe yakın pozisyonda kullandı.


Bu karardaki bardağın dolu tarafı Jose Rodriguez’in yukarıda belirtilen defansif katkısının yanı sıra hem bekini takip ediyor, hem de Lucas Perez ve Cavaleiro ile önde çabuk presi başlatabiliyor oluşu sayılabilir. Mourinho’nun etkilendiği özelliklerinden birinin bu olması muhtemel. Velakin henüz bu pratiğini mükemmelleştiremediğinden defansif katkısı orta sahada ciddi bir fark yaratamıyor ama hücum hattında oynadığında bilakis vasatı bile değerli oluyor.

Öte yandan kenarda değil merkezde oynamayı daha çok seven Jose Rodriguez, ileriye kırılan bir 8 numara olarak, topla çok oynaması ve yeteneği olmasına rağmen ceza sahası etrafında ve içinde yeterince yok. Doğal olarak da skora katkısı olması gerekenden az. Savunma yönelik direkt hamlelerinde ham; ve dolayısıyla zamanlamayı iyi ayarlayamayarak yaptığı kolay ve gereksiz fauller var. Ucuz sarı kart görme potansiyeli ve presten çalması gereken top ölçeğinde yeterince verim alamayışı da gidermesi gereken eksiklerin başında. Dani Carvajal gibi Real Madrid'e geri dönmesinin ya da İspanya milli takımına yükselmesinin yolu bunları Galatasaray'da gidermesinden geçiyor. 20 yaşında bir futbolcu için zamanı var ve Türkiye liginin kendine has zorlukları da onu bu yolda hazırlayacaktır.


Hamza Hamzaoğlu kamp döneminde verdiği demeçte öncelikle Jose Rodriguez'in çok yönlülüğünü vurgulamıştı. Nerede değerlendireceğini zamanla göreceğiz fakat Jose Rodriguez’in bütün bunların sonucu olarak Felipe Melomuadili olmadığı aşikâr. Öyle düşünülüyorsa, tüm yeteneklerine ve tek olarak bakıldığında hayli potansiyeli olan bir futbolcu olduğu halde beklentiyi karşılamayacaktır. 4-3-3’te defansif orta sahanın önündeki iki içten biri olarak ya da 4-2-3-1 / 4-3-3’te sağ kanatta faydalı olabilir. Bireysel kalitesi alternatiflerinden daha fazla. Keza Sneijder dinlendirileceğinde de ilk seçenek olarak düşünülebilir.