18 Nisan 2010 Pazar

Manisaspor:1 - Galatasaray: 2

İki haftadır sahaya çıkan 11 e bakınca Servet ve Franco'nun seneye bu takımda olmayacağı sonucu çıkıyor.Son 4 haftada oyun analizi,güzel futbol falan hikaye,3 puanı alan mutlu oluyor.Rijkaard'ın Giovani ve Caner'de ki ısrarı bonservislerinin alınması konusunda olumlu görüş bildireceği sonucunu çıkarıyor sanki.

Sezon başında Neill transferi konusundaki ısrarımı hatırlıyorum futbol sohbetlerinde.Bu kadar kolay uyum sağlayacağını tahmin edemezdim tabii ki ancak savunmadaki liderlik vasıfları,sert ama sakin oyunu,topu oyuna sokma konusundaki başarısını biliyordum.Türk futbolunda Popescu ile Bülent Korkmaz'ın tek kişide toplamı nedir derseniz Lucas Neill derim.

Daha önce de yazmıştım...Baros'un sakatlığı en az 6-8 puana mal oldu Galatasaray'a...Sadece Galatasaray'ın değil Türkiye'nin en iyi forveti bence.Sadece attığı goller değil,rakip savunmayı yıpratması,orta sahadan gelenlere alan açması ile de çok klas bir futbolcu.Tek kusuru anlamsızca gördüğü sarı kartlar.

Maç öncesi rakip oyuncularla keyifli sohbet yapan Arda,maç içinde oyunda çok kopuk kopuk oynadı.Atılan ikinci gol dışında sahada pek yoktu aslında.Tribünlere kırgın olabilir ancak orası Ali Sami Yen değil.Senede seni bir kere yakından görmek için Manisa'ya gelen 15-25 yaş arası taraftara tavır yapamazsın bence.Seni iki defa Arda Turan sonra da Büyük Kaptan (Cüneyt ya da Bülent Büyük kaptandır ama daha öyle bir tanımlama Arda için çok anlamsız) olarak tribüne çağıran taraftara dönüp bakmaman ayıp.Ha dersen ki geçen hafta beni çok üzdüler kaptanlık kolay iş değil.Rijkaard'ın dediği gibi en yüksek ağaç en fazla rüzgarı alır.

Tribünlerin atkı şovu görülmeye değerdi.

16 Nisan 2010 Cuma

Gilardino Abartmış...

Arif Erdem'in kendini yere atışlarındaki oyunculuğu,Gilardino'nun yanında Robert De Niro gibi kalır.Hatta abartmıyorum,Cansu Dere'nin oyunculuğu bile daha iyi ! İzleyin anlayacaksınız.

Eskilerden

1986 da Maradona'lı Arjantin'i hatırlıyorum Meksika'daki Dünya kupasında ama bilinçli olarak izlediğim ilk Dünya kupası İtalya 90 dı...Onun açılış maçı da son şampiyon Arjantin ile Afrika'nın aslanları Kamerun arasında oynanmıştı.Turnuva boyunca Kamerun'ın yıldızı Roger Milla'da olsa ilk maçın yıldızı inanılmaz bir kafa golü atan Omam Bıyık'tı.Golün videosu aşağıda...

15 Nisan 2010 Perşembe

Hafta Sonu Futbol


16 Nisan Cuma

20.00 Bursaspor – Gaziantepspor (LiG TV)
21.30 Köln – Bochum (TRT 3)
21.45 Inter – Juventus (NTVSPOR)

17 Nisan Cumartesi

14.30 Konyaspor – Adanaspor (D SPOR)
14.45 Manchester City – Manchester United (SPORMAX)
17.00 Stoke City – Bolton (SPORMAX)
19.00 Manisaspor – Galatasaray (LİG TV)
19.15 Wes Bromwich – Middlesbrough (FUTBOL SMART)
19.30 Bayern Münich – Hannover (TRT HABER)
19.30 Tottenham – Chelsea (SPORMAX)
21.00 Espanyol – Barcelona (NTVSPOR)
22.00 Bordeaux – Lyon (KANAL A)
23.00 Villarreal – Atletico Madrid (NTVSPOR)

18 Nisan Pazar

13.00 Saturn – Spartak Moscow (SPORMAX)
14.30 Rangers – Hearts (FUTBOL SMART)
14.30 Karşıyaka – Çaykur Rize (D SPOR)
15.30 Wigan – Arsenal (SPORMAX)
15.30 Ajax – Heracles (FUTBOL SMART)
15.30 Twente – Feyenoord (EURO FUTBOL)
16.00 Sampdoria – Milan (NTVSPOR)
18.00 Lille – Monaco (KANAL A)
18.00 Portsmouth – Aston Villa (SPORMAX)
19.00 Fenerbahçe – Beşiktaş (LİG TV)
19.30 Lazio – Roma (NTVSPOR)
22.00 Real Madrid – Valencia (NTVSPOR)
22.00 St. Etienne – PSG (KANAL A)
22.00 Santos – Sao Paulo (SPORMAX)
00.30 Santo Andre – Gremio (SPORMAX)

19 Nisan Pazartesi

20.00 Bucaspor – Mersin İdman Yurdu (D SPOR)
20.00 Trabzonspor – Kasımpaşa (LİG TV)
22.00 Liverpool – West Ham (SPORMAX)

Protesto

Rio Ferdinand bir gün Manchester’da bir gece kulübüne gider, bir kızla tanışır. Kız onu tanımaz ve ne iş yaptığını sorar. “Spor işindeyim” cevabını verir... Iniesta yakın zamanda Türkçe’ye de çevrilen kitabında bir gün ailesiyle bir restorana gittiğini, orta yaşlı bir kadının kendisini garson zannettiğini ve ondan bir şişe kola istediğini anlatır... Anelka, bir alışveriş merkezinde kot alırken tanıştığı tezgahtar kızla çıkmaya başladığında kızın ne karşısındakinin Anelka olduğundan haberi vardır, ne kısa bir süre sonra evleneceğinden... Olay büyük bir skandala dönüşür, Anelka kızı terk eder ve apar topar nişanlısıyla evlenir.Bizde düşünebiliyor musunuz Arda Turan bir bara gidecek de, kızla tanışacak da, kız onu tanımayacak... Emre Belözoğlu’nu restoranda garson zannedecekler. Tezgahtar kız İbrahim Toraman’ın kim olduğunu bilmeden ona kot satacak. Tabii vardır Diyarbakırspor’da oynayan ve sokakta görsek tanımayacağımız futbolcular. Ama verdiğim örnekler de Manchester United, Barcelona ve Chelsea’de oynuyorlar yani. Tugay Kerimoğlu, İngiltere’de oynamanın avantajlarını anlatırken, statlardan, taraftardan, üst düzey futboldan önce kimsenin sizi tanımadığından, sokakta rahatsız etmediğinden bahseder her röportajında. Tuncay da. Emre de. Neden acaba?Antalya’daki teknik direktörler konferansının kahve molasında otelin lobisinde ‘Fatih Terim’le fotoğraf çektirmek isteyenler’ kuyruğunu görmenizi isterdim. Yanına yaklaşmaya basın mensuplarının bile çekindiği Fatih Terim’in kucağına birbirinin peşi sıra bebekler tutuşturuyorlardı, “Bir fotoğraftan ne çıkar?” noktasındaki insanlar. Bir de karşıdakinin korkutucu Fatih Terim değil de, sempatik Arda olduğunu düşünün. İnsanların sizi gördüklerinde gülmüyorsanız ‘Parayı buldu şımardı’, alışveriş yapıyorsanız ‘Parayı buldu şımardı’, yanında sevgiliniz varsa ‘Parayı buldu şımardı’ dediğini.. Evet senede milyonlarca dolar kazanıyorlar ama bu onları hayatlarının her anında herbirimize karşı sorumlu yapmaya yeter mi?Ben de protesto ediyorum!Galatasaray maçındaki protestolar sonrası pekçok spor yazarı “Galatasaray taraftarına yakışmadı” yorumunu yaptı. Hangi Galatasaray taraftarına? Hürriyet’in araştırmasına göre bugün Türkiye’nin en kalabalık grubu Galatasaray taraftarı. Tek tip bir taraftardan söz etmek çok zor. O gün maçta olan ‘Galatasaray taraftarı’ bile protestolar konusunda ikiye bölündüğünü gösterirken üstelik. Kim bu Galatasaray taraftarı? Ortak noktaları ne? Aralarında “Biz 13 sene şampiyonluk görmedik” diye konuşanların kaçı gerçekten o 13 seneyi bizzat yaşadı acaba? Islıklayanlar arasında onlar var mıydı?Ben Galatasaray taraftarı olup da takımın inişli çıkışlı grafiğinden memnun olan bir kişi olduğunu zannetmiyorum. Fenerbahçe yenilgisine üzülmeyen. Avrupa’daki başarısızlığa kafayı takmayan. Varsa da ona zaten taraftar denmez, sempatizan denir herhalde. Ama gönül isterdi ki baştaki sessizlik maç boyuna yayılsın, atılan gollerde bile çıt çıkmasın ve takıma ‘bizim için önemli olan Kasımpaşa ya da Diyarbakır maçlarını kazanmak değil, Fenerbahçe maçı, Avrupa’daki başarı’ mesajı ‘sessizce’ verilsin. ‘O’ tezahürat hiç söylenmesin. Ama yok... Bize ‘üzülmek’ yetmez, içimizi rahatlatmak için illa ‘üzmemiz’ lazım. Ki bizim ‘cepheye’ karşı ‘cephe’ oluşsun, kutuplaşalım, aramızda inatlaşıp duralım, amacın ne olduğunu o arada unutalım. Hep yaptığımız gibi.Bir gazete Leo Franco’nun Fenerbahçe maçında yediği golü evde unuttuğu lenslerine bağladı. O günden beri yorumlar “Doğru mudur değil midir bilmiyorum ama doğruysa skandal” tadında ilerliyor. ‘Doğruysa’ üzerinden yorum yapılır mı? Ya değilse? Ya Lincoln şımarık değilse, Skibbe tecrübesiz değilse, Jo izin günleri dışında alemci değilse, ya ismini vermeden konuşan bir Galatasaraylı futbolcu yoksa... Ya Galatasaray’ın tek gerçek sorunu sakatlıklarsa? Antreman sonrası eve koşup pijamalarla çekirdek çitleyerek ‘Ezel’ seyretmenin şampiyonluk getireceği konusunda bir garanti var mıydı yeğen?

Banu Yelkovan-Radikal

Hasan Şaş'ın Problemi

Futbolu bırakan Hasan Şaş hem gazetede hem de TV de yorumculuk yapıyor.Gazetede söylediklerinizi editör düzeltir ama TV de hele canlı yayında konuşmak çok kolay değildir.Geçen hafta sonu Galatasaray maçındaki tribün tepkisi ile ilgili konuşurken bir taraftardan gelen mail üzerine yakışıksız ifade kullandı.Özetle insanlar asgari ücret ile geçinmeye çalışırken futbolcuların çok para kazandığı şeklinde bir yaklaşıma ''Asgari ücret almaları Galatasaraylı futbolcuların problemi değil dedi...Nedeni değil derse onu anlarız,ama problemi değil dersen umurumda değil anlamı çıkar ki o zaman o taraftara da şöyle bir söz hakkı doğar. ''Galatasaray'da oynarken kazandığın milyon dolarları gecikmeli alınca ağlaşman da taraftarın problemi değil''
Dünyanın hiç bir yerinde futbolcu geliri o ülkedeki asgari ücret ile karşılaştırılmaz.Hele ki bizim gibi gelir seviyesi konusunda uçurum olan ülkelerde durum daha komik olur.Ama bence Hasan Şaş'ın asıl problemi bazen ağzından çıkanı kulağı duymuyor.

Florya'dan...






Manisaspor maçı hazırlıkları...

Şeytana Uymak...

Geçen hafta sonu bir arkadaşımın doğum günündeydim. Konu bir ara Rıdvan Dilmen ve telekulak skandalına geldi. İçlerinde ‘hukukçu’ olanlar da var. Ben bu olayın bir şekilde ‘sanki’ sümenaltı edildiğine inandığımı ve bu duruma kıllandığımı söylediğimde genel tepki şuydu: Dokunma Rıdvan’a (beni çok önemli biri sanıyorlar!). Sempatik adam. Televizyonda olmasını seviyoruz. Çok iyi teknik analiz yapıyor...Uzun uzun, bu ülkenin futbol efsanelerinden biri için şöyleydi, böyleydi demeyeceğim. Ne yaparsa yapsın, ben onu hep Fenerbahçe formasıyla İzmir’de Altay’a, İstanbul’da Milli Takım formasıyla Avusturya’ya attığı gollerle hatırlayacağım. Yukarıdaki paragrafta da gördüğünüz gibi neredeyse sonsuz krediye sahip. Lakin bu skandalda bazı ayrıntılara dikkat çekmek lazım... Meslek ahlakım beni bu yazıyı yazmaya zorluyor.Rıdvan’ın ve avukatının gözaltılar sonrası yaptığı açıklamalar durumu net olarak ortaya koyuyor sanırım. Ne demişti ünlü futbol yorumcusu: “Konuşmamam gereken insanlarla konuşmuş olabilirim.” Avukatı ne demiş: “Müvekkilim arkadaş kurbanı.” ‘Şeytan’ bir şekilde bu işin içinde, ucundan belki de... ‘Yasak aşk yaşıyor’, ‘At yarışı kuponu yatırmayanları dinletiyor’ gibi ağır ithamlara (polis muhabirleri fazla asparagas yapmaz) da sessiz kalıyor ilginç bir şekilde. Ben, bu denli ‘rol model’ bir spor figürünün çıkıp, “Adımın bu skandala karışmasına üzülen sevenlerimden özür dilerim. Genç kardeşlerimi hayala kırıklığına uğratmak istemezdim” demesini beklerdim. Daha doğrusu sevinirdim böyle bir büyüklük yaptığı için. Lakin hiçbir şey olmamış gibi programlar, yorumculuklar kaldığı yerden devam ediyor. Bizim bilmediğimiz bedeller ödeniyor iç dünyada, ama kamuoyunda sıfıra sıfır elde var sıfır! Son dönemde sporcu skandallarına bakalım. John Terry, Gilbert Arenas, Tiger Woods; hepsi aynı şeyi yapmış. ‘Onlar aktif ama’ yorumunu yapmayın lütfen. Rıdvan Dilmen’le popülerlik konusunda yarışabilecek tek isim belki Arda Turan’dır Türkiye’de.Müthiş bir operasyon yapmakla övünen savcı, emniyet müdürü ne düşünüyor acaba bu konuda? Sıradan birini içeri alsalar bu şekilde mi bitecekti sonu? İtibarınızın zedelendiğinin farkında değil misiniz? Kim güvensin şimdi sizin başında olduğunuz adaleti sağlama mekanizmasına?.. Bu şekilde güce de taptırıyorsunuz genç insanları: İyi para kazandıran bir meslek edin, itibarlı ol, sonra hayatın keyfine bak. Ahlaklı olmana gerek yok. Hata yaparsan sorumluluk alma.İnanın şu satıra kadar içim sıkıla sıkıla geldim, şunu da yazayım içimde kalmasın: Gökdeniz’inden tutun, birçok skandalda sessiz kalmayan ve haklı tepkiler veren spor medyası (gündem belirleyen yazarlar da dahil), bu kez ne yazık ki ‘Üç maymun’u oynuyor. ‘Maymunlar Cehennemi’nde gibi hissediyorum kendimi...
Bener Onar-Radikal

İyiortagololur Galatasaray Dergisinde...

Bu ay yayınlanan dergide bloğun tanıtımı var.Bu arada 89. sayıya ulaşılmış.2002 yılında aldığım ilk sayıdan bugüne 8 sene geçmiş.Daha dün gibi hatırlıyorum seneler gerçekten ne çabuk geçiyor.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Taraftarın Ruhu !

*Maçın konuşulacak yanı yoktu tribünde olanlardan sonra...
*En başta söyleyim bu sezon üç büyükler içinde taraftarlık performansı en kötü olan Galatasaray...
*Kaybedilen Eskişehirspor-Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrası son dk da gelen Sivasspor beraberliği bardağı taşırdı.Kaybedilen 11 puan şampiyonluk şansını azaltınca protesto ve tepki kaçınılmazdı.Ancak biz millet olarak sevinci de üzüntüyü de çok abarttığımızdan yine işin çivisi çıktı.
*Yazdığı 100 haberden 99 yalan olan kişilerin söylediklerini ciddiye alıp kendi stadyumunda futbolcuya bu kadar fazla tepki vermek ayıp oldu bence.
*Sanmasınlar seni yalnız biz buralARDAyız pankartı asanlar sevgilisi ile izin gününde sinemaya giden takım kaptanına terbiyesizlik yaptılar.
*Jo'ya alemci diyen kendini gazeteci sanan birkaç kişi sadece.Yahu bu adam Kamboçya'dan gelmedi.Alemin kralını hatunun en iyisini Moskova ve Londra'da görmüştür.25 şampanya patlatıp başından dökeni gören yok.İzin gününde dışarı çıkmak alemcilikse,Lugano ya da Ferrari izin gününde eve kapanıp İncil okuyor sanıyorsunuz herhalde.Uçaktan inip maça çıktı gol attı,sakatlıktan döndü golünü attı,gol atmadığı maçlar tüm takımın kötü oynadı 2-3 haftalık bölüm.Sıfır bonservis maliyeti ile takıma gelmişken,sahadaki performansı Gökhan Ünal-Guiza-Nobre-Nihat'tan kötü diyenin alnını karışlarım.
*Bu sezon çıktığı 42 maçta 11 gol,21 asist ile oynayan Arda'ya ruhsuz diyene yuh derim ben.
*Yanlış hatırlamıyorsam Leo Franco ve Volkan'ın yediği gol sayıları 27...Ama yerin dibine sokulmasının nedeni yıllardır 10 metreye pas atamıyor diye kendi taraftarından küfür yiyen Selçuk'tan çok kötü bir gol yemesi,Volkan'ın ise aynı maçın son anında Keita'nın şutunu çıkarması.Futbolda bu kadar pamuk ipliğidir kaderiniz.
*FB maçının daha bitmesine 30 dakika varken yenen tuhaf bir gol sonrası hele o gün rakip ceza sahana bile girememişken susup sadece kalecisini ıslıklayan taraftarın 1000 tane FB linin oley sesini dinlemesi ayıptır.Sahada ruhsuz varsa bu futbolcudan çok tribündeki taraftardır bence.

*Futbolcu ıslıklanır,Alex-Guiza-Nihat vs herkes ıslıklandı bu ülkede.Ama sahada çabalayan Jo'ya gösterdiğin tepkinin daha azını topu kıçı ile durdurup senle dalga geçen Volkan'a gösteriyorsan söz söylemeye hakkın olmaz.
*14 senedir şampiyonluk görmediğini söyleyen ! 20 yaşındaki apaçiler,Metin Oktay'ın yarasa gibi 90 dakika baş aşağı durmasından rahatsız olmuyorsa ne denir başka bilemiyorum.
*Futbol kültürümüz bu...Takım,taraftar çok fark etmiyor.Bu hafta küfür edenlerin hepsi haftaya büyük kaptan diye tribüne çağırır.Liverpool kaç sene şampiyon olmadı,bu sene de olmayacak.Siz hiç KOP tribününün Gerrard'a küfür ettiğini,eşinle niye dışarı çıkıyorsun otur tesislerde dediğini duydunuz mu?
*Tabii ki bu saçmalıkları yapan taraftarın bir bölümü kadar futbolcuların da hataları oluyor.Baros golü attığında tribüne koşarken yolundan çevirip,yedek kulübesine yönlendiren Arda bunu yapacağına tüm arkadaşları ile tribüne gitse gece tatsız bitmez ve aklı başında taraftarın gözünde çok daha büyürdü.

Kaptanın Bittiği An...

Bir kaptanın karizması nasıl biter derseniz işte böyle...Maç başlamadan önce seramoniye çıkan çocuklar gibi olmuş İvesa'nın yanında.

Süper Lig 29.Hafta

13 Nisan 2010 Salı

El Clasico da Şeytani Yorumlar...

Bu blogta Rıdvan'ın yorumları ile ilgili çok eleştiri yaptım.Onu eleştirmemize neden olan Fenerbahçeli olması değil, Avrupa futbolundan bir haber şekilde yaptığı konuşmalardı.Galatasaraylı Hakan Şükür,Hakan Ünsal,Hasan Şaş ya da Beşiktaşlı Sergen Yalçın ya da Sinan Engin'den daha fazla eleştirmem onlara göre daha ön planda olmasından kaynaklanıyor.Bu saydığım isimlerle karşılaştırdığımda açık ara çok daha iyi ve samimi bulduğum biridir.“34 kez milli, 10 kez ameliyat oldum”diyen biri zeki ve komplekssizdir zaten.Fenerbahçeli ya o yüzden sallıyor diyenler baştan okumasın.Maç bitince sıcağı sıcağına hemen yorum yapmak zor bir iş.Hele ki tüm Türkiye'de maç bitince evlerde ve kahvehanelerde NTV kanalı açılıp Rıdvan Dilmen ne diyecek diye düşünülmesi yorum yapacak kişide bir baskı yaratıyor olabilir.Yönetici,teknik adam,futbolcu,taraftar,gazeteci nasıl hata yapıyorsa onun da hata yapma hakkı vardır tabii ki.Ancak maçlar sonuca göre günlük yorumlandığında dahi insanın kendi içinde bir tutarlılığı olması gerekir.Her hafta değişen sonuçlara göre kişileri ve takımları asmak ya da yüceltmek çok doğru değil bence.“Barca Ronaldinho’yu yolluyor Güntekin, Alex kim?” ve ''Bir daha Alex’in A’sını ağzıma alırsam uyar beni Güntekin. Boğa heykelini yıkın, yerine Alex’in heykelini koyun.'' cümleleri aynı kişinin ağzından çıkınca biraz tuhaf oluyor.Bu kadar günlük başarıya ve sonuca endeksli yorumlar çoğu zaman izleyeni de şaşırtıyor.

**********************************

Gelelim zurnanın zırt dediği yere yaptığım en büyük eleştiriler Türk futbolu ve Avrupa futbolu oynanan kulüp ve Milli takım düzeyinde maçlar ve transferler nedeni ile bu kadar içi içe geçmişken bilgi ve görgüsünün sadece Edirne'ye kadar olması üzerine idi.Pazar öğlen canlı yayını beklerken NTVSpor da izlediği birkaç Avrupa ligi maçı dışında konudan bu kadar uzak olması bence işine olan iştahının sadece ligimizle alakalı olmasından kaynaklanıyor.Ortalama TV seyircisine söylediklerinin yettiğini bildiği için daha fazlası için çaba içine girmiyor.Ferrari'yi,Baros'u takip etmediği yorumlarına yansıyor tabii ki.Futbol medyasındaki konumlandırılmanız yorumculuk açısından bir numara ise takip etmeme lüksünüz yok eleştirinin çıkış noktası bu oldu hep.NTV nin sözleşmeli bir yorumcusu...Ancak Türkiye'de Real Madrid-Barcelona maçında yorum yapacak kişi o değildir bu çok net.İlk aklıma gelenler Mehmet Demirkol,Güntekin Onay,Uğur Meleke,Okay Karacan,Murat Kosova,Ersin Düzen,Mert Aydın...Güntekin Onay ve Ersin Düzen'in spiker olması yorumculuk yapamayacağı anlamına gelmiyor.Barcelona ,Real Madrid,Avrupa futbolu,İspanya ligi konusunda Rıdvan Dilmen ile mukayese edilmeyecek kadar iyidir her ikisi de.Bu kişiler NTVSpor da hafta arası Avrupa futbolunu yorumladıkları programda yapıyorlar üstelik.Uğur Mumcu'nun dediği gibi ''Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi'' olanların ülkesi bu topraklar.Yayın ihalesini alan şirket bazı kişilerin baskısı ile Erman Toroğlu'nun işine son verdi bir süre önce.Türkiye liginin ve kanalın marka değerine zarar veriyor gerekçesi ile.Sanki Türkiye'de evlerde Hakkı Devrim Türkçesi ile konuşuluyor.Küfürü,argoyu cümle arasında virgül niyetine kullanan insanların yaşadığı bir ülke burası üstelik.Şimdi son olaya geri dönersek İspanya Federasyonu Real Madrid-Barcelona maçındaki Rıdvan Dilmen'i dinlese NTV ye dava açar,ligimizin marka değerine zarar veriyorsunuz diye.O maçı Kayserispor-Beşiktaş maçını yorumlar gibi yorumlarsan,''Messi olağanüstü oyuncu Ercan göğsü ile çalım attı'' dersen bende ayıp oluyor derim.Yolda görse Messi'yi kesin Pique'yi belki,Pedro'yu hayatta tanımayacak bir kişinin Pedro gol atınca ''Messi'den sonra takımın en iyi oyuncusu Ercan'cım'' demesi,iki golde de Xavi'nin yaptıklarına değinilmemesi TV başında bizi sinirlendiriyor belki de.Sana bu iş teklif edilmiş iki internet sitesi, dergi karıştır değil mi?Ligin ilk yarısındaki maçın skorundan habersiz birinin,Barcelona ve Real Madrid,üçüncü sıradaki Valencia'ya beş boy fark atmışken üçlü averaj muhabbeti yapması komediydi.Ekrana çıkıp maçı yorumlamak için '' Messi ve diğerleri'' demek yetmemeli bence.İşin anlamadığım kısmı bu kadar zeki bir adam bu iş teklif edildiğinde çıkıp ''Yahu saçmalamayın ben oraya çıkıp rezil mi olayım.Bunu benden daha iyi yapacak kişiler var bu kanalda'' demiyor.Cahil cesareti desem o da değil. Ben nasıl ki Tarık Mengüç'ten Frank Sinatra şarkısı söylemesini ya da Kibariye'den Mozart'ın bir eserini darbuka ile çalmasını beklemiyorsam,Rıdvan Dilmen'den de Barcelona maçı yorumu beklemiyorum.Herkesin iyi bildiği işi yapması çok daha iyi bir şey bence.

Hafta Arası Futbol


13 Nisan Salı


20.00 Manisaspor – Fenerbahçe (TRT 1)

21.00 AZ Alkmaar – Twente (FUTBOL SMART)

21.45 Fiorentina – Inter (NTVSPOR – İtalya Kupası)

22.00 Chelsea – Bolton (SPORMAX)

22.45 Benfica – Sporting Lisbon (EURO FUTBOL)

14 Nisan Çarşamba


20.00 Antalyaspor – Trabzonspor (TRT 1)

20.00 Williem II – Ajax (FUTBOL SMART)

21.45 Dundee – Rangers (EURO FUTBOL)

22.00 Tottenham – Arsenal (SPORMAX)

23.00 Barcelona – Deportivo La Coruna (NTV)

15 Nisan Perşembe


21.00 Almeria – Real Madrid (NTVSPOR)

12 Nisan 2010 Pazartesi

THY Yeni Reklamı...

Mükemmel bir reklam olmuş,çok beğendim.

Teknik Adamlar !

Yahu şu ‘Barcelona’yı babam bile çalıştırır’ lâflarını bırakalım artık.Babalarınıza ayıp olmuyor mu? Bu kadar beceriksiz mi adamlar? Emek ve akıl gerektirmeyecek işlere hep onları layık görüyorsunuz.
İbrahim ALTINSAY

Xavi'nin Dediği Oldu...

Real Madrid rakibinin pasa dayalı oyununu bozmak için baskılı oynadı ancak 20 dk sonra Barcelona orta sahası sazı eline aldı diyebiliriz.Herkes tabii ki Messi denen sıra dışı oyuncuya bakıyor ama Barcelona'yı farklı yapan Xavi'nin performansıydı bu maçta...Ne kadar öyle değil deselerde bu maç biraz da Ronaldo-Messi kapışmasıydı.Ronaldo pek varlık gösteremedi.Barcelona 3 puan öne geçti ve bu avantajını kolay bırakmaz bu saatten sonra.Real Madrid CL den sonra ligi kazanamazsa gene transfer bombardımanı başlar.Hele Barca CL finali oynayıp kupayı Bernabeu'da kaldırırsa olan Perez'in bir 300 milyon Euro suna daha olur !

Not: Arayan,mesaj atan arkadaşlara bu notum,Rıdvan Dilmen'e özellikle değinmedim.Ayrı bir yazı konusu olacak performans gösterdi,unutmadım yani.


Bu Madrid realse,Barcelona sürreal arkadaş !

10 Nisan 2010 Cumartesi

Akşama Maç Var !

Arada puan farkı bile olsa her zaman havası başka iken şimdi kafa kafaya maça başlayacaklar kazanan şampiyonluk için bir adım öne çıkacak.


Maça çıkacak muhtemel kadrolar bu şekilde.Pedro yerine Henry ile başlayabilir.

Tüm gözler Ronaldo ve Messi'nin üzerinde olacak.

Yeryüzündeki Yıldız...

Bu fotoğrafı görünce aklıma tekrar Z.İbrahimovic'in J.Carew için söylediği söz geldi...''Onun futbol topu ile yapamayacağını ben portakalla yaparım''
Feridun Düzağaç Messi insan mı? klişesine girmeyip farklı bir yorum yapmış...''Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar,yeryüzünde sizden büyük Messi var ! ''

Hamburg Yolcuları...

Yarı finalistler belli oldu.Liverpool-Fulham-Hamburg-Atletico Madrid...Galatasaray'ı geçen sezon eleyen Hamburg ile bu sezon eleyen A.Madrid yarı finale kaldı.Fulham rüya gibi ilerliyor.Son şampiyon S.Donekts,Juventus ve Bundesliga şampiyonu Wolfsburg elediler.Hamburg evinde oynanacak finalin motivasyonu ile yürüyor.Petric'in attı rövaşata bence bu kupada sezonun golü.Geçen sene bence en güzel gol Kewell'ın Bordeaux'a attığı goldü.Liverpool emin adımlarla ilerliyor artık gücü denk dört takım kaldı zaten.Galatasaray'dan sonra maç kazanamayan A.Madrid, Sporting Lizbon ve Valencia ile dört defa berabere kalmasına rağmen yarı finale kalan takım oldu.Tıpkı Galatasaray gibi Valencia'nın da çok kritik bir dakikada penaltısı verilmeyerek elenmesine sebeb oldular.Bu kupada çizgi hakemleri kuşkusuz en çok A.Madrid'e yaradı ! İngilizlerin CL de takımı kalmayınca tek ümitleri Liverpool kaldı.