Aydın Yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aydın Yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2014 Cuma

Geçmiş Olsun Aydın Yılmaz


Sakatlık futbolun doğasında var maalesef.Çok şanssız bir şekilde darbeye bağlı olmadan zeminin sertliği ve kendi şanssızlığı ile ağır bir sakatlık geçirdi.Bu sezon artık bitti Aydın Yılmaz için.Haziran-Ağustos arası iyi bir kamp dönemi geçirip takıma dönmesini umuyorum.

16 Şubat 2012 Perşembe

Figo Aydın !

2006 yılında Konyaspor'a attığı golden sonra bu hayatta yaptığı tek iyi şey bu çocuk galiba...Şaka bir yana Allah bağışlasın bu güzel bebeği.Kaç teknik adam,kaç futbolcu geldi geçti Aydın hala patlayacak diye bekliyorlar galiba.Gelecek sezon takımda yine kalırsa ben artık yorum yapmayacağım zaten. Bir sonraki sene kulübe Onursal Başkan yapsınlar bizde rahatlıyalım o da rahatlasın.

24 Ekim 2011 Pazartesi

Figo Aydın !

Aydın Yılmaz...Onun hakkında ne düşündüğüm blog arşivinde var.Eric Gerets,Feldkamp,Cevat Güler,Skibbe,Bülent Kormaz,Rijkaard,Hagi,Bülent Ünder ve son olarak Fatih Terim...Hepsi yanılıyor olamaz.Ya bu adamın bokunda boncuk var ya da biz futboldan,futbolcudan hiç anlamıyoruz.Emre ve Arda sonrası her alt yapı futbolcusuna harika çocuk muamelesi yapılması Galatasaray'a zarar veriyor.Hadi bir hoca ile yıldızın barışmaz,hadi sakatlık geçirip oynamadan gönderilirsin anlarım.Bu adama verilen şans kimseye verilmemiştir ama olmayacak duaya amin deniyor yıllardır.Sözün bittiği yer Aydın Yılmaz.Adam yetenek,hırs,fizik gücü,özveri gibi özelliklere sahip değil ama Galatasaray futbolcusu.Bu işte bir hata var bence.Sadece alt yapıdan çıkmanın ekmeği bu kadar sene yenmez.Klasik idman topçusu.Hafta arası Florya'da biraz rüzgar yapıp ara sıra kadroda yer bulması bile anlaşılmazken maça 11 de başlaması şaka gibi.İdmanda karşısında Çağlar,Hakan Balta oynuyor diye bir şeye benzetiyorlar galiba ama olmaz...Anlasınlar artık.

26 Ocak 2010 Salı

Aydın Yılmaz'dan Emre Aşık'a...

Geçen sene Figo Aydın diye bir yazı yazmıştım...http://iyiortagololur.blogspot.com/2009/02/figo-aydn.html Belki beklentiler çok yükseğe kondu şimdi ne yapsa beğenmiyoruz belki de olabileceğinin onda biri olmadan bırakacak seneler sonra futbolu Aydın...Dayanıklılık,devamlılık ve hırs konusunda eksiği olduğunu artık kendisi hariç herkes kabul eder herhalde.Emre Aşık ise 1995 zamanlarında çok salladığım,büyük takım topçusu değil diye eleştirdiğim biriydi.15 sene olmuş o günden bugüne.Kart görmeye hazır kontrolsüz girişleri,kısıtlı yeteneği ile pek tutmadığım bir futbolcuydu o zamanlar.FB,BJK ve GS de uzun yıllar kendini bozmadan kariyerine devam etti.Disiplini,yedek olmayı sorun etmemesi,görev verildiğinde çıkıp elinden geleni yapması ve kendine iyi bakması ile artık çok takdir ettiğim biri kendisi.Bugün onu tanımayan birine 37 yaşında desek inandırmak zor.27-28 yaşında görüntüsü ne ise yine o.Zaten hiçbir zaman hızlı değildi.Fiziksel dayanıklılığından kayıp olmuştur tabii ki yıllar geçtikçe ancak hala lig maçı,Avrupa maçı demeden görev verilince maksimum fayda sağlamaya çalışıyor.

Banu Yelkovan yazısında,Türk futboluna başka bir açıdan bakmış.
Aydın’dan bahsettiler ‘Yüzde 100 Futbol’da. “Herkes Aydın’ı Konyaspor’a uzatma dakikalarında attığı golle hatırıyor, sonra ne yaptı?” diye sordu Rıdvan Dilmen. Arda Turan’ın “Bizim jenerasyonun en yeteneklisiydi” dediği, V. Manisaspor’dayken çıktığı Galatasaray maçında, “Karşımda Aydın oynayacaktı, benden daha hızlı, benden daha teknik” diye anlattığı Aydın’a, ‘Figo’ dedilerdi o günlerde. Biz neden çocukların illa Figo ya da Zidane olmasını isteriz, belli değil. Zidane’dan aşağısı Kasımpaşa olduğu için bu ülkeden Iniesta çıkmıyor, haberimiz yok. ‘Yeteneğe övgü’ düzeninde, ‘çaba’nın zerre değeri yok. O maçtan beri kariyerine devam eden, geçirdiği sakatlıklara rağmen elinden geleni yapan ama şu ya da bu sebeple bugünkü vasat futbolcuya dönüşen Aydın’ın çabasının değeri yok. Oysa Aydın’ın kariyeri bitmedi, belki yapacakları bitmedi, fark etmez, biz bitirdik onu kafamızda. Bitti gitti.Bu ülkede Arda olmak zor ama inanın Emre Aşık olmak daha zor. ‘Kısıtlı’ yeteneğine karşı kariyerinde her dönem üst düzey takımlarda oynamayı başaran, bu yaşında milli takımda oynayan, yedek kalmaktan gocunmayan, yedek kaldığı için çalışmasını aksatmayan ve forma bulduğu her an hazır olan Emre Aşık asıl zor işi başaran. Hata yaptığı maçtan sonra açtığı her televizyonda “Emre Aşık bunu hep yapıyor” yorumunu duya duya kariyerini bu noktaya getirebilen Emre Aşık’a bravo demek gerek asıl. Emre Aşıklar diye çoğul konuşmak isterdim ama bu da mümkün değil..Bu ülkede ‘yetenekli’ oyuncu olmak çok kolay. Öyle doğuyorsun, senin işin bitiyor. Sonra istediğini yapmak serbest; gez, iç, kumar oyna, tarikata gir. Sırtında yumurta küfesi yok ya. Olursan ‘kral’ oluyorsan, olmazsan “Ne topçuydu ama..” diyorlar. İkisinin sonunda da yorumcu olma şansı hep var. Kötü oynadığın maçlar, heba ettiğin seneler, kötü örnek olduğun gençler unutuluyor, geriye kalıyor, “Ne oynamıştın abi ya Real Madrid maçında” geyiği. Tek maç, tek sezon, iki frikik.. Yeter..Yeteneksizlerin de spor yaptığı bir ülke, çabanın değer bulduğu bir futbol düzeni hayal ediyorum. Aydın’ın (bak, maç performansı demiyorum) ‘kariyerinin’ o futbolu bırakmadan değerlendirilemeyeceği bir düzen. Çünkü, “Bitmeden bitmez. Hatta bittiğinde bile bitmez”. Bu ‘geleceğin ‘eski’ yıldızları’, torunlarına yılmadan çalışan bir oyuncunun başarı öyküsünü mü anlatacaklar, yoksa ‘Bir zamanlar ben de İstanbul’da top oynamıştım’ diyen huysuz bir ihtiyar mı olacaklar karar versinler. Çünkü buna ancak kendileri karar verebilirler.

18 Şubat 2009 Çarşamba

Figo Aydın !

Aydın Yılmaz’ın altyapıdan gelmesi nedeni ile tribünlerdeki ve camiadaki kredisi diğer futbolculara göre biraz daha fazladır kuşkusuz.Taraftarlar on sene boyunca 7 numaralı forma ile onu sağ kanatta görmek istiyor.Tekniği ve hızı nedeni ile umut bağlanan ve üç,dört senedir patlama yapması beklenen biri.2005-2006 sezonunda oynanan Konyaspor maçında 90+2 de attığı golle taraftarın gönlünü almış, kazanılan şampiyonlukta katkısı olmuştur.Arda’nın'' Benden çok daha yetenekli ''diye tanımladığı ama kariyeri gittikçe Berkant Göktan’a benzemeye başladı diyebileceğimiz biri…Berkant, Bayern Münih’te altyapıda oynarken parlamış,16 yaşında A takım ile Şampiyonlar ligi maçına çıkmış daha sonra gelişmesi için B.Monchengladbach ve Arminia Bielefeld takımlarına kiralanmış ama bir türlü yeterli düzeye gelememiş bir futbolcuydu.F.Beckenbauer onun için ‘’Atlaması gereken bir eşik vardı,orada takılıp kaldı.’’diye bir yorum yapmıştı.Aydın Yılmaz’ın da o eşiğe takılıp kalmasından çekiniyorum açıkcası.Yeteneğinden kesinlikle kuşkum yok ancak üst düzey futbolcu olmanın şartı fiziksel dayanıklılık ve devamlılıktır.Sonuçta mevzu bahis olan Barcelona takımı değil…Sabri’nin banko oynadığı bir takımda beş maç üst üste oynamayı hak eden biridir bana göre.Aydın,sakatlığı olmadığı bir dönemde ısrarla 4-5 maç 90 dk oynatılıp genel futbol düzeyinin incelenmesi gerektiğine inandığım bir futbolcu.

19 Eylül 2008 Cuma

Ahenk ile dans ediyor...

Sakatlığı sebebi ile maça 11 de başlamadı ama oyunda olduğu sürece sağ kanattan iyi top taşıdı.Bazen de rakipleri böyle düğüm etti sahada.

5 Haziran 2008 Perşembe

Aydın Yılmaz


Aslan parçası yuvasına geri döndü ve 5 senelik sözleşme imzaladı.İ.B.B. de Abdullah Avcı ile iyi bir dönem geçirdi bence,bu sene Arda'da olduğu gibi bir patlama bekliyorum.
Yeni oyuncumuz Ferdi'nin Ajax altyapısında yetiştiği ve Sol kanat için iyi bir tercih olduğu söyleniyor.