24 Mart 2018 Cumartesi

Kavgada Söylenmez


Nagatomo: ''Telekom Stadı'nda idmanımızdaki atmosfer bence Kadıköy'dekinden çok daha renkliydi.''

Demirkol'dan Fernando Yorumu


Mehmet Demirkol: "Süper Lig'e 4-5 gömlek büyük olan bir tek futbolcu var o da Fernando. Bu kadar zeki, yetenekli, müthiş oyun görüşü ve sağlam karakteri ile bu lige nasıl geldi inanamıyorum. Kim getirdiyse harika iş çıkartmış. Net söylüyorum bu adam Real Madrid'de şu an oynar."

Bir Zamanlar Sneijder


Terim Varsa Sorun Yok


Galatasaray lig tarihinde 24′ncü haftaya lig lideri pozisyonuna girdiği tüm sezonları (14) şampiyon kapattı ve Fatih Terim bunu 6 kez başardı.

17 Mart 2018 Cumartesi

CL Kralı Real Madrid


Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid 2010/11: Yarı final 2011/12: Yarı final 2012/13: Yarı final 2013/14: Şampiyon🏆 2014/15: Yarı final 2015/16: Şampiyon🏆 2016/17: Şampiyon🏆 2017/18: Çeyrek final ✅

Özil Asist Kralı


Premier League’de 50 asiste en kısa sürede ulaşan oyuncular: 1️⃣ Mesut Özil (141 maç) 2️⃣ Eric Cantona (143 maç) 3️⃣ Dennis Bergkamp (146 maç) 4️⃣ Cesc Fabregas (165 maç) 5️⃣ David Silva (166 maç)

O ve Diğerleri


Yeter ki istesin, yağmurlu havada su vermez kimseye...

Kral Messi


Onun adına yapılacak tek şey kaldı...Dünya Kupası.

16 Mart 2018 Cuma

6 Mart 2018 Salı

Fatih Terim Milano'da


Fatih Terim, Milan - Inter karşılaşmasını izlemek ve eski öğrencisi, yeni meslektaşı Gennaro Gattuso'yu ziyaret etmek için dün İtalya'ya gitti.

Gomis'in Doğru Tercihi


Marsilya Sportif Direktörü Andoni Zubizarreta: "Gomis ile sözleşme yapmak istedik ancak o tercihini Galatasaray'dan yana kullandı. Şu anda yaptıkları, doğru bir karar verdiğini gösteriyor."

4 Mart 2018 Pazar

GS 7 Golle Kazandı

Maç öncesi Karabüksporlu İshak Doğan: Galatasaray için kolay bir 3 puan gibi görünüyor ama asla öyle olmayacak. Bunu onlara hissettireceğiz. Puan ya da puanlar alıp, Karabükspor'un adını yine büyük harflerle yazdıracağımıza inanıyorum.
Sonuç, Galatasaray 7-0 kazandı...

24 Maç 24 gol


Gomis, gol krallığındaki rakipleri ile oturuyor...

Ronaldo Her Sezon 30+

📅 09/10 - 33 ⚽️ 📅 10/11 - 53 ⚽️ 📅 11/12 - 60 ⚽️ 📅 12/13 - 55 ⚽️ 📅 13/14 - 51 ⚽️ 📅 14/15 - 61 ⚽️ 📅 15/16 - 51 ⚽️ 📅 16/17 - 42 ⚽️ 📅 17/18 - 30 ⚽️

Gol Kralı Belli Oldu BG


Gomis; Takım olarak çok iyi oynadık. Kendi rekorumu kırdım. Galatasaray, 25 gol atacak bir futbolcu arıyordu ve ben de buna talip oldum. Beraber çalıştığım tüm insanlara ve taraftarlara teşekkür etmek istiyorum. Taraftarlara gollerimle borcumu ödemeye çalışıyorum.

3 Mart 2018 Cumartesi

Terim Kovulacaktı !


"GALATASARAY'A GELMEDEN ÖNCE HAGİ'Yİ ARADIM"
Hagi'yi arayıp Galatasaray'ı sordum. Hagi, "Abi gel, iş ciddi, uzun vadeli. Avrupa kupalarını düşünüyorlar. Çok ciddi bir antrenör var. Kulübün içinden birisi. Tecrübeli oyuncu arıyorlar. Çok kaliteli bir genç grubu var ve ortada ciddi bir proje var." dedi. 

"SAMSUNSPOR'U YENEMESEYDİK FATİH TERİM GÖNDERİLECEKTİ"

Galatasaray'a ilk geldiğimde kamp yeniden yapılıyordu. Takım Amerika'daydı. Benim için şoke edici bir durumdu. Hazırlıksız geldim çünkü. Takım kamptayken ben Barcelona ile sezonu daha yeni bitirmiştim. Sadece 7 gün tatil yapmıştım. Kampa geldim ve 2 hafta sonra lig başladı. Lige kötü başladım. Fatih Terim de "Acaba hakiki Popescu bu mu diye?" soruyordu. 3. hafta beni ve Filipescu'yu yedeğe çekti. 20. dakikada beni oyuna stoper aldı. Önceden orta sahada oynamıştım. Defansta ise tam kaos var ama defansta iyi oynadım. Sonraki maç Samsunspor. Eğer galip gelemezsek Fatih Terim gönderilecekti. Defansta müthiş oynadım ve golümü attım. 2-0. kazandık. Sonra yükselmeye başladık. 

2000'DE DÜNYANIN EN İYİ TAKIMI OLDUK"

2000'de dünyanın en iyi takımı olduk. Hedeflediğimiz tüm kupaları aldık. Türk futbolunun en iyi kulüp takımı diyorlardı bizim için. Fatih Terim ise bir winner! Müthiş bir karizma. Modern vizyonlu bir teknik direktör. Ofansif futbolu seven bir hoca. Çok adil ve oyunculara yakın, bize karşı saygı duyan bir teknik adamdı. Bizi de çok sevdi. Hala seviyor. Her şeyi beraber yaptık. Hala arkadaşız. Hala bizi çağırıyorlar ve ara sıra kendi evimiz gibi gördüğümüz Florya'ya mutlaka uğrarız. 

"EMEKLİLER TAKIMINA GİTMİŞİZ MUAMELESİ GÖRMÜŞTÜK"

Galatasaray'a ilk geldiğimizde çok eleştirildik. Futbolcu mezarına veya emekliler takımına gitmişiz muamelesi gördük. Ancak çabuk kazandık. Büyüdük. Türk taraftarları gerçekten çok tutkulu. Bizi dururur, öperlerdi. Hagi ise çok kızardı. Ben sakinleştirirdim onu. 

"HAGİ'Yİ HER ZAMAN GEÇMEK İSTİYORDUM"

Popescu kariyeriyle ilgili olarak ise 1990 ve 1996 senesinde Real Madrid'i iki kez reddettiğini, acemilikten Real Madrid'in kim olduğunu anlayamayıp PSV'yi tercih ettiğini söyledi. 1996'da ise Barcelona'da kaptan olduğunu ve Capello'nun onu Real Madrid'e çok istediğini belirten eski futbolcu, "Hagi Rumen futbolu için efsaneydi. Ben 6 kez yılın Rumen futbolcusu ödülünü aldım ama her yılbaşında hedef olarak Hagi'yi geçeceğim." derdim kendi kendime. Hagi ile çok iyi arkadaştık ama ondan daha iyi olmak istiyordum. Bu fikir, bu hedef beni daha iyi bir futbolcu yaptı." 

Q7.. Superman & Clark Kent


Bülent Timurlenk'in blog yazısı...Alıntıdır...
Tam arşivlik bir yazı daha..
Zidane'ın 2006 Dünya Kupası finalinde Materazzi'ye kafayı atıp oyundan atıldığı an en güzel cümledir: "Bir adamı gettodan çıkartabilirsiniz ama içindeki gettoyu çıkartamazsınız." Quaresma'ya da futbol sahasında defansa yardım etmesini, basit oynamasını, bencil olmamasını, rakiplerle ve hakemle dalaşmamasını söylersiniz. O, ne diyorsanız tersini yapar ama sahada bazen yaptıkları da hiçbirimizin aklına gelmeyen, nice yetenekli futbolcuların denemeyecekleridir.
Delilik ile dahilik arasındaki ince bir çizgide yaşayanlardan Quaresma... Yoksa kim geride olduğu bir derbide iki trivela dener ve birini uzak köşeye mıhlar ki... Rüştü, Ronaldinho ile birlikte Barcelona'nın kapısından girmişti. Net adamdır Quaresma, hocası Rijkaard ile anlaşamadığında "O varsa ben yokum" dedi. Barça'da kim kalmak istemez ki! O, yetiştiği Sporting'in rakibi Porto'nun yolunu tutarken, Katalanlar karşılığında Deco'yu aldılar.
Çok satan bir romanın yazarının da bazı cümlelerini anlayamayabiliriz hayatta, bir rock yıldızının giyim tarzını da garip bulabiliriz. Zor adamlardır, işin doğrusu her seferinde anlaşılmak, kabul görmek de hoşlarına gitmez... Futbol sahası da bir sahne ve sahneye çıkıp ürettiklerini sergileyenlerin o olmazsa olmaz egosu var Quaresma'da. Makas ortalarını, ayağının dışıyla vurduğu topları başkalarında göremeyeceğinin farkında. 18 yaşından beri oynadığı her kulüpte assolist... Assolist altı olan bu adam bir taraftan milyonlar kazanırken Beşiktaş'ta parayla satın alınamayacak olanı bulmuştu. Siyahbeyazlı formayla ilk ve ikinci döneminde Beşiktaş tribünlerinin ve takım arkadaşlarının ona hissettirdikleri sevgi ve şefkat ve de en önemlisi zorda olduğu zamanki hoşgörü...
Burak Yılmaz bir zamanlar Fenerbahçe'nin sağ kanadında oynarken yuhalandığı maçlarda başını öne eğer sonra da ruh halinin tezahürü gidip o başını sıfıra vurdururdu. Quaresma da geçti o günlerden. Inter forması giyerken San Siro'nun tribünleri üzerine çöküyordu Portekizli deli-dahi adamın. Burak da Quaresma da sonra sığınacak bir yuva buldular. Babam ve Oğlum'daki gibi; Beşiktaş bir oda verdi ona... F.Bahçe derbisinde Fernandao'nun golü sonrasında Mehmet Topal'ın alnının kanayıp yerde kaldığı pozisyonda tribünleri sakinleştirmeye çalışan adamın, Beşiktaş'a derbiyi iki golüyle kazandırması tesadüf değil. 
Portekiz'de ona genç yaşlarında "Mustang" lakabını takmışlardı. Sonra sahada akıllara ziyan hareketlerle yeteneğini konuşturduğunda "Harry Potter" dediler. Quaresma, kariyerinin başından beri "Superman" olduğunun farkında. O sadece  olduğu anlarda sevgiyi arayan, anlaşılmak, kabul görmek isteyen biri... Zaten kim bu siyah-beyaz aşk hikayesinde sevdiği için çabalarken, sevildiğini duymak istemez ki?

Bir Devrin Sonu Mu Geldi?


Yılmaz Vural, teknik direktörlüğü bıraktığını açıkladı: "Soyadım Yılmaz ama artık yıldım. Tövbe, bundan sonra bu işi bıraktım."

Kewell & Rijkaard


Harry Kewell: "Favori teknik direktörüm Frank Rijkaard'dı. O, futbola bakış açımı farklı bir seviyeye çıkardı. Daha önce hiçbir hocamda görmediğim fikirleri vardı. Antrenmanları bile etkileyiciydi."