24 Ocak 2010 Pazar

Bu Forma En Çok Onlara Yakışır...

Cesaret formasında 11 cesur yürekli gazi...Sabah gazetesinin haberi çok etkileyici.Galatasaray'ın cesaret diye tanımlanan kırmızı formalarının tanıtımını Doğu ve Güneydoğu da askerlik yaparken gazi olmuş vatandaşlarımız yapmış."Kırmızı, bayrağımızın rengidir, kan basıncını yükselten renktir. Tutkudur kırmızı... Devamlılık, fiziksel güç ve azim onun bütünlüğüdür. Cesarettir"

Ayaktakiler (soldan sağa)

Hüseyin Demir: Doğum 1978 Sivas, yaralanma 1998 Van.
İsmail Aydın: Doğum 1979 Rize, yaralanma 2002 Bingöl.
Murat Zonb: Doğum 1974 İstanbul, yaralanma 1995 Gabar.
Ebubekir Cenan: Doğum 1972 Sivas, yaralanma 1998 Van Başkale.
Kenan Şenvardar: Doğum 1975 İstanbul, yaralanma 1995 Çukurca.
Ercan Dede: Doğum 1975 Ardahan, yaralanma 1996 Bingöl.

Oturanlar (soldan sağa)

Ümit Şimşek: Doğum 1978 Kastamonu, yaralanma 1998 Siirt.
Cevdet Balta: Doğum 1972 Şiran, yaralanma 2000 Şırnak.
Ferhat Koçak: Doğum 1977 Çankırı, yaralanma 2000 Şırnak.
Mehmet Korkmaz: Doğum 1973 Erzurum, yaralanma 1994 Şırnak.
Serhat Çaylı: Doğum 1983 Kars, yaralanma 2004 Diyarbakır.

23 Ocak 2010 Cumartesi

Afrika Uluslar Kupası Çeyrek Finaller...

Afrika Uluslar Kupası 2010'da çeyrek final eşleşmeleri...

Angola-Gana
Fildişi Sahilleri-Cezayir
Mısır-Kamerun
Zambiya-Nijerya

Cezayir ve Mısır'da elenirse Kuzey Afrika hayal kırıklığının başkenti olacak.Favorilerim Gana,Fildişi Sahilleri,Kamerun,Nijerya ancak ben yarı finaller öncesi en az bir sürpriz bekliyorum.

Florya'dan...

Önce idman sonra imza töreni...
Kewell'ın sakatlığı sonrası sol kanatta Hakan Balta'nın önünde Caner daha fazla şans bulur.

İmza töreninde idman eksiği olmadığını ve hazır olduğunu söyledi...


İkisi bir arada...

Kubilay Türkyılmaz'dan beri sol ayaklı bir forvet oyuncumuz yoktu.Avrupa kupası maçlarında oynamayacak olmasına rağmen Rijkaard'ın tercihi olması lig maçlarında tüm gözleri ona çevirecek.

22 Ocak 2010 Cuma

Hafta Sonu Futbol

22 Ocak Cuma

20.00 Denizlispor – Fenerbahçe (LİG TV)
21.30 Freiburg – Stuttgart (TRT 3)

23 Ocak Cumartesi

14.45 Preston – Chelsea (NTVSPOR)
16.30 Werder Bremen – Bayern Munich (TRT 3)
17.00 Everton – Birmingham (NTVSPOR)
17.00 Manchester United – Hull City (SPORMAX)
19.00 Beşiktaş – İstanbul Belediye (LİG TV)
19.15 Tottenham – Leeds Unites (NTVSPOR)
19.30 Borussia Dortmund – Hamburg (TRT 3)
21.00 Valladolid – Barcelona (NTV)
21.45 Juventus – Roma (NTVSPOR)

24 Ocak Pazar

15.00 Trabzonspor – Sivasspor (LİG TV)
15.30 Stoke City – Arsenal (NTVSPOR)
16.30 Wolfsburg – Köln (TRT 3)
17.00 Angola – Gana (EUROSPORT)
18.30 Hoffenheim – Bayer Leverkusen (TRT 3)
19.00 Galatasaray – Gaziantepspor (LİG TV)
20:30 Fil Dişi Sahilleri – Cezayir (EUROSPORT)
21.45 Inter – Milan (NTVSPOR)
22.00 Real Madrid – Malaga (NTV)

25 Ocak Pazartesi

17.00 Mısır – Kamerun (EUROSPORT)
20.00 Samsunspor – Karşıyaka (D SPOR)
20.30 Zambia – Nijerya (EUROSPORT)

Kavgada Söylenmez...

Gazeteci: Guardiola'nın sözleşmesinin uzatılması 7. kupanız mı oldu?
Laporta: Hayır,Real Madrid'i kendi sahasında 6-2 devirmek 7. kupamızdı,bu 8 oldu.
Bu sağlam geldi...

21 Ocak 2010 Perşembe

JOÂO ALVES de ASSIS SILVA Galatasaray'da

Biz kısaca Jo diyeceğiz... :)

Corinthians'ta 54 maçta 23 gol
CSKA Moskova'da 78 maçta 44 gol
M.City ve Everton'da 51 maçta 10 gol ...

Damien Duff'tan Platini'ye İnce Ayar...

'' Adidas, Dünya Kupası’nın ve Fransa’nın sponsoru. Michel Platini’ni de oldukça etkili. Dünya Kupası’nın sponsoru Umbro olsaydı daha fazla şansımız olabilirdi”

Damien Duff

One Way Ticket...

İlk günden beri halı saha topçusu benim için....Düşümcem değişmedi.(Şimdi olumlu tek satır yazsam içimizdeki tangocular'' kör öldü badem gözlü oldu'' değil mi derler...)Yere sağlam basan,gününde oldu mu maçın skorunu değiştirecek yetenek ama büyük takım topçusu değil.İstikrarsız, sezonda,5 maçı çevirecek diye 30 maç oynatılacak adam değil benim gözümde.Sabri adam olacak deseler inanmazdım ancak o bile adam oldu ama bu Kazım adam olmaz diye düşünüp sonunda biletini kestiler.Hem de tek gidiş,geri dönüşü olmayacak şekilde.Fransa'ya 4 milyon euro bonservis opsiyonu ile kiralandı.Yarım sezon kendini gösterir,o paraya satılırsa kardır.Orada tutunamaz sezon sonu geri gelirse,Kezman gibi 2 leğen,20 mandala verilir bonservisi gider.Fenerbahçe defteri kapanmıştır artık onun için.

Bu sene moda mor forma...

Ezel...

Ezelden beri Galatasaray'lıyım....

2009 UEFA Yılın Takımı...

Üstteki benim oy kullandığım 11 di...Aşağıdaki de yapılan oylama sonucu oluşmuş 11.Takım çok fazla Barcelona ağırlıklı olmasın diye Alves ve İbrahimoviv yerine Maicon ve Dzeko'ya oy kullanmıştım.

20 Ocak 2010 Çarşamba

Avrupa Ligi & Şampiyonlar Ligi

Şampiyonlar ligine katılımın maddi getirisi Avrupa ligine göre ne kadar fazla tabloda görmek mümkün.

Sportif Direktör !




Vatan gazetesinin haberi...Bu sözleşme maddelerini ortaya çıkarmak bir gazetecilik başarısı öncelikle...İlk göreve geldiği gün sormuştuk.Aykut Kocaman'ın görev tanımı ne?Yetkisi nerede başlıyor nerede bitiyor diye...Zamanında Vefa Küçük'e,Ali Şen'in rakı sehpası denirdi...Bilinen ama artık ortaya çıkan sonuca göre Aykut Kocaman'da Aziz Yıldırım'ın çanta taşıyıcısı...Yapılan yorum ilginç,F.Bahçe kulübü, yeryüzünde ’Sportif Direktör’ü, teknik direktörüne karışamayan tek kulüp!
Sportif direktör yönetimden bağımsız başkana bağlı ve sadece ona hesap verebilir bunu anlarım.Ancak Teknik adam ben sportif direktör tanımam,sadece kulüp başkanına doğrudan bağlı olacak,gerektiğinde ve gerektiği ölçüde kulüp Başkanı'na bilgi verecek şeklinde çalışırım diyorsa,sportif direktör ne iş yapar kendine açıklasın bizden önce.

19 Ocak 2010 Salı

Hafta Arası Futbol

19 Ocak Salı


18.00 Burkina Faso – Gana (EUROSPORT)
21.45 Manchester City – Manchester United (KANAL A)

20 Ocak Çarşamba


18.00 Mısır – Benin (EUROSPORT)
18.00 Nijerya – Mozambik (EUROSPORT 2)
21.45 Aston Villa – Blackburn (KANAL A)
22.00 Liverpool – Tottenham (SPORMAX)
22.00 Fiorentina – Lazio (NTVSPOR)

Neill'den Açıklamalar

Galatasaray’a gelirken neler düşündün? Birçok eski arkadaşın ve hocan burada, onların buradaki varlıkları hakkında neler söylemek istersin?

Galatasaray’a gelme kararımı çok kolaylaştıran bazı etkenler vardı. Bunların başında tabiki arkadaşım Harry Kewell geliyor. Zaten Galatasaray’ı uzun zamandır takip ediyorum. Liderle aramızda önemli bir puan farkı olmadığını, UEFA Avrupa Ligi’nde başarılı bir grafik çizdiğini biliyorum. Johan Neeskens’le 2006 Dünya Kupası’nda beraber çalıştık, o da sevdiğim bir insandır. Frank Rijkaard’da bir efsane. Bu tür etkenler bir araya gelince buraya gelme kararım çok kolaylaştı. Ben de bir an önce bu takımın gerçek anlamda bir parçası olmak, Türkiye’de ve Avrupa’da başarılara imza atmak istiyorum.

O unsurları tek tek tanımlayacak olursan neler söylemek istersin? Harry Kewell’la olan ilişkini ve takıma verebileceklerinden bahseder misin?

Harry Kewell’ı 16-17 yıldır tanıyorum. O Avustralya futbolunun yetiştirdiği en büyük yıldızlardan biri, hatta belki de en büyüğü. Çok iyi, çok kaliteli, Avustralya Milli Takımı için önemli gollerin altında imzasını atan bir futbolcu. Her zaman çalışmayı seven, antrenmanda verebileceğinin maksimumunu vermeye çalışan, üst düzey bir futbolcu olarak nitelendirebilirim kendisini. İyi bir arkadaşlığımız var. Bu sene Galatasaray için çok önemli işler yaptı, önemli gollere imza attı.

Buraya gelmeni sağlayan etmenlerden Johan Neeskens’i sormak istiyorum. Neeskens’in senin için ‘’Avrupa’nın her takımında rahatlıkla oynayabilir’’ şeklinde bir açıklaması var. Johan Neeskens faktörüyle ilgili neler söyleceksin?

Johan Neeskens’de burayı tercih etmemdeki en önemli faktörlerden biri. Benim hakkımda böyle bir yorum yapmış olması beni ayrıca onurlandırdı. Johan Neeskens tartışılamayacak kadar muhteşem olan kariyerinin yanısıra muhteşem bir insan, takımda futbolcuların her zaman en iyi arkadaşıdır. Futbolcuları anlattığı hikayelerle, yaptığı konuşmalarla çok mutlu eden süper bir insan.

Frank Rijkaard hakkında neler söylemek istersin?

Frank Rijkaard gerek futbolculuk, gerekse antrenörlük kariyerini baz aldığımızda gerçek bir efsane. Onunla buluşmak için sabırsızlanıyorum ve ondan bir çok şey öğreneceğimi düşünüyorum. Belki 31 yaşındayım ama her yeni antrenmanda ondan birçok yeni şey öğrenebileceğimi düşünüyorum. Ona olan saygım çok büyük. Hem futbolculuk, hem de antrenörlük kariyerinde çok önemli takımlarda çalıştı.Gerek futbolcu arkadaşların, gerekse teknik heyetin buradaki başarında çok önemli katkısı olacaktır.

Burada dilediklerini gerçekleştirebileceğinin çok net ispatları şu anda karşında, öyle değil mi?

Burada kendimi inanılmaz güvende ve mutlu hissediyorum. Şu ana kadar saydığımız isimlerin dışında Greame Souness ve Tugay Kerimoğlu’nun görüşlerine de buraya gelmeden önce başvurdum. Burada uzun yıllar başarılı bir şekilde futbol oynamak istiyorum.

6,5 sene Milwall, 5 sene Blackburn Rovers, 3 yıl West Ham United forması giydiğini ve istikrarlı bir futbolcu olduğunu söyleyebiliriz, değil mi?

Eğer bir kulüpte gerçekten mutluysam orada uzun yıllar kalmak isterim. Şu ana kadar Galatasaray için de bu ekiplerde tattığım benzer duygulara sahibim.

En belirgin özelliklerinden biri savunmanın farklı bölgelerinde forma giyebilmen. Bu bölgelerde kendini en rahat nerede hissediyorsun?

Benim için önemli olan kadroya girmek, ilk 11’de forma şansı bulmak. Sağ bek, sol bek ya da stoper olarak forma giyiyor olmak benim için çok fark etmez. Avustralya Milli Takımı’nda genelde stoper olarak oynadım. Kulüp takımlarına baktığımızda, sağ bek ve sol bek olarak oynadığım da görülüyor. Benim için en önemli olan şey takımda yer alabilmek. Burada stoper olarak tercih edileceğim gibi görünüyor.

Kendisi uzun zaman Premier Lig’de oynadı. Galatasaray’ın kadrosunda geçmişte Premier Lig’de oynamış birçok oyuncu var. Elano, Kewell, Baros gibi. Bu durum onun işini kolaylaştırır mı?

Tabi ki saydığınız bu oyuncuların bana çok büyük yardımları olacaktır. Hem antrenmanda hem normal hayatımda. Onun haricinde onlardan birçok şey öğreneceğim. Onlar gibi davranırsam Galatasaray kabullenecektir beni. Sadece bu üç oyuncu değil. Galatsaray’ın çok kaliteli futbolcuları var hem yabancı hem Türk olarak.

Arda & Emre

Biri penaltıdan, biri frikikten olmak üzere iki güzel gole imza attın. Öncelikle istersen gollerle başlayalım. Penaltıyı atma olayı nasıl meydana geldi?

Ben oyuna girerken hocamız beni çağırdı. Odaya gittim formamı değiştirdim. Bir anda beni orada görünce Arda Ağabey yanına çağırdı ve “penaltı olursa Emre’ye attıracağız, kimse topu almasın” dedi. Penaltı olunca da zaten Arda Ağabey topu alıp hemen benim yanıma geldi. Onun sayesinde oldu.

Çok güzel bir vuruşla durumu 4-1’e getirdin. Sonrasında aradan sadece dört dakika geçmişti bir frikik ki Galatasaray son zamanlarda pek fazla frikik golü atamıyor. Açıkçası bu bizi çok mutlu etti. Kaleyi direk cepheden gören bir nokta olmamasına rağmen topun arkasına geldin. Gerisini senden dinleyelim.

O da penaltı gibi Arda Ağabey’in sayesinde oldu. Ben topun başına hiç gitmeyecektim. Sol ayaklı olduğum için beni kendi çağırdı. “Ne yapalım. Orta mı açalım, kaleye mi vuracaksın” dedi. “Kaleye vurayım Arda Ağabey” dedim. “Tamam” dedi. Biraz da şansın yardımıyla baraja çarptı güzel bir gol oldu. Mutluyum.

Gollerden sonra Emre Çolak anonsu ve hep bir ağızdan taraftarların söylemesi herhalde bir futbolcunun en çok duymak istediği şey.

Şuan bile çok heyecanlıyım. Heyecandan konuşamıyorum.

A2 Takımı’yla A Takım arasında hep gidip geldin. Zaman zaman Rijkard’la antrenmanlara çıktın, zaman zaman A2 Takımı’yla beraber çıktın. Gelişim sürecinle ilgili bize birkaç birşey söyler misin? Çünkü önünde çok büyük hedefler olduğunu biliyorum.

Sizin de dediğiniz gbi bir A Takım’a bir A2 Takım’a gittik. Ben değil bütün arkadaşlarım bir oraya bir oraya gidiyorduk. A Takım’a çıkmak için her şeyi yapıyoruz. Çok çalışıyoruz. Kendi adıma konuşmam gerekirse idmanlardan önce ve sonra birer saat kalıyorum. Fiziğimin biraz yetersiz olduğunu bildiğim için daha çok çalışıyorum. Tek hedefim A Takım’a çıkmak.

18 Ocak 2010 Pazartesi

Bir Yıldız Doğuyor...

Emre Çolak...PAF takımını geçen sezondan beri takip edenler için tanıdık bir isim.Özellikle bu sezon başı kampına Rijkaard tarafından götürüldü ve kampın yıldızlarından biri oldu.Ancak fiziksel gelişimi için A2 takımına geri gönderildi o dönem.Yetenekli olduğu açık.Hani Serpil Hamdi Tüzün'ün Sergen'in keşfi diye bir şey olmaz 100 kişi izlesin hepsi onun yeteneğini görür dediği gibi farklı biri Emre.

Dün maç 3-0 olmuşken oyuna girdi.Skorun verdiği rahatlıkla baskı olmadan futbolunu oynadı.Kazanılan penaltıyı Arda'nın ona attırması güzel bir düşünce idi.Hele ki attığı gole gösterdiği sevinç böyle bir morale ihtiyacı olduğunu gösterdi.
Frikik vuruşunda top rakibin kafasına çarpmış olsa da vuruş tekniği çok güzeldi.Galatasaray camiası ve tribünleri altyapıdan çıkan yavru aslanlara çok kredi tanır.Nasıl ki Real Madrid alt yapısından çıkan herkes Raul,Roma alt yapısından çıkan Totti olmuyorsa Galatasaray alt yapısından çıkan da Arda olmayabilir.Çok çalışıp fırsat verildiğinde şansını iyi kullanan yürür gider.Sen iyi olduktan sonra ne yabancı oyuncu önünü keser ne de teknik adam.Yeteneği ve potansiyeli gereği daha fazla olamayacağı için kendine başka yol çizenler elbette olacak.İrfan,Erkan,Erhan,Mehmet Güven vs...Ama kalıp Arda mı olur ya da yolun sonuna yaklaşan Aydın mı olur tamamen kendi seçimi olacak önümüzdeki iki yıl içersinde...

Carlos'tan Açıklama

http://www.estadao.com.br/estadaodehoje/20100117/not_imp497005,0.php

''F.Bahçe organize bir ekip değil. Ödemeler hiçbir zaman günü gününe yapılmadı. Eğitim açısından seviye çok düşüktü. Türkiye dışında hiçbir kariyeri olmayan bir takımda, daha fazla dünyayı kandıramazdım."
Ülkesine dönen bozuyor kendini...

Karpatların Maradona'sı...

’’Son 20 yılda en beğendiğiniz futbolcu hangisi’’ sorusuna efsane futbolcu Maradona, ’’Son yıllarda Avrupa çok klas oyuncular yetiştirdi. Buna örnek verecek olursak Zidane ve Hagi diyebiliriz. Ben büyük bir keyifle izlediğim bu yıldızların futbolunu özlüyorum. Bu oyuncuları benim futbol yapıma en yakın isimler olduğu için çok beğeniyor olabilirim. Dünya Kupası’nda Hagi’nin Kolombiya’ya attığı gol hala hafızamda. Gerçekten ustaca bir goldü.’’

İlginç Maç

17 Ocak 2010 Pazar

Türklerin Yabancısı !

''Büyük takımlar, takımın içinden gelen kişilere şans verdi,camianın dışına çıkılmadı.Galatasaray'da Fatih Terim,Bülent Korkmaz Fenerbahçe'de Rıdvan,Oğuz Beşiktaş'ta Rasim Kara,Rıza,Ertuğrul vs...Türk'ün de kendilerinden olanlarını seçtiler.Ben Türk'ün de yabancısı konumundayım...''
Yılmaz Vural
Mutlaka yabancı teknik adam istiyorlarsa benim Alman vatandaşlığım da var dediğinde gülmüştük ancak bu söylediğinin üzerinde tartışmak gerekir bence.